29 yıldır ağır tecrit koşulları altında tutulduğu hücresinde yaşamını yitirerek ölümsüzleşen Peru Komünist Partisi başkanı Abimael Guzman Rojava’da TKP-ML ve MKP tarafından gerçekleştirilen ortak bir askeri törenle anıldı.

29 yıldır ağır tecrit koşulları altında tutulduğu hücresinde yaşamını yitirerek ölümsüzleşen enternasyonal proletaryanın komünist önderlerinden ve Peru Komünist Partisi başkanı Abimael Guzman Rojava’da düzenlenen askeri bir törenle anıldı.

TKP-ML ve MKP’nin ortak düzenlediği anmada yanı sıra TKEP-L, DKP/BÖG, MLKP, DKP/Birlik ve THKP-C/MLSPB de katıldı.

‘Biz muzaffer olacağız’

Başkan Gonzalo şahsında tüm devrim ve komünizm şehitleri için yapılan bir dakikalık saygı duruşunun ardından MKP ve TKP-ML’nin ortak açıklanmasında “Bilinen adıyla “Başkan Gonzalo”, faşist Peru devletinin Callao deniz askeri üssünde 29 yıldır uyguladığı ağır tecrit koşulları altında baş eğmeyen duruşu, sıkılı yumruğuyla ölümsüzleşti. Felsefe profesörü olarak üniversite yıllarında Marksizmle tanışan ve daha sonra Çin’e giderek Çin Demokratik Halk Devrimi ve Sosyalizmin inşasından etkilenen Gonzalo yoldaş, Maoizm’i Peru topraklarıyla buluşturmuş ve Peru Demokratik Halk Devrimi için silahlı devrim mücadelesinin başlatılmasının öncülüğünü yapmıştır. 1981 yılının mayıs ayında Maoist Halk Savaşı stratejisine uygun olarak Peru’nun kırlarında silahlı mücadeleyi gerilla savaşı olarak başlatan Peru Komünist Partisi-Aydınlık Yol, kısa zaman içinde Peru yoksullarını örgütleyerek gelişmiş ve Peru’nun kırlarında yürütülen Halk Savaşını geliştirerek şehirleri kuşatan bir seviyeye ulaşmıştı. Halk Savaşı’nın yaygınlaşması ve Peru topraklarına yayılmasıyla birlikte Peru egemen sınıfları ve emperyalizm, Halk Savaşı’nı engelleyebilmek için özel-kontra örgütlenmeler oluşturmuş, Maoistlere destek veren halka-köylülere şiddet uygulamış, köyler yakılıp yıkılmış, işkencelerden geçirilmiş, katliamlar gerçekleştirmişti. Halk Savaşı’na destek veren ilerici-aydınları işkencelerden geçirmiş, katletmiş, hapishanelerde de yüzlerce Maoist tutsağı topluca katletmiş, yüzlercesini yaralamıştı. Halk Savaşı’nın muzaffer ilerleyişi durdurulamıyordu. Peru Komünist Partisi önderliğinde başarıyla yürütülen Halk Savaşı’nın Peru’nun kırlarında yaygınlaşması ve şehirleri kuşatan bir seviyeye ulaşması, yalnız Peru egemen sınıflarını değil, Latin Amerika ve yoksul dünya halklarına ilham kaynağı olmasından ötürü emperyalistleri de tedirgin eden bir gerçekti. ABD emperyalizmi kendi arka bahçesinde cereyan eden bu Maoist kalkışmanın “stratejik denge” aşamasında olmasını ve tüm dünya ezilen halklarının dikkatini And dağlarında yükselen kızıl bayrağa çekmesini emperyalist sistemin bekası açısından ölümcül tehlike olarak değerlendirmiş, Peru Komünist Partisi’nin bu önlenemeyen yükselişini engelleyebilmek için, PKP’nin kurucusu ve lideri olan yoldaş Gonzalo’nun etkisiz hale getirilmesini hedefleyen faşist Peru devletine ve faşist Fujimori iktidarına her türlü desteği vererek, operasyonlar CIA denetiminde ve kontrolünde yürütülmüştü. ” denilen açıklamada Başkan Gonzalo’nun “… Bizim içinde savaştığımız siperler bu siperlerdir. Çünkü bizler komünistiz. Çünkü biz halkın çıkarlarını savunuyoruz. Bizim yapmakta olduğumuz ve yapmaya devam edeceğimiz şey budur. Bırakın, rüya görmeye devam etsinler. Bugün bu durum bizim yolumuzun üzerinde sadece bir büküntü. Yol uzundur. Ve biz bu yolu kat edeceğiz. Hedefe erişeceğiz. Biz muzaffer olacağız. Göreceksiniz” diyerek Peru Komünist Partisi’ndeki ilerlemedeki etkisine vurgu yapıldı.

“Faşist iktidarlar tarafından özel korunaklı deniz askeri üssünde tek kişilik hücrede 29 yıl boyunca psikolojik, fiziksel ve zihinsel işkence altında ağır tecrit şartlarında yaşamaya mahkum edilen, ilerlemiş yaşıyla yaşadığı ağır sağlık sorunlarını da zamana yayarak tedavi etmeyip yavaş yavaş ölümünü onaylayanlar, O’nun varlığını potansiyel tehlike olarak gören faşist Peru devleti ve ABD başta olmak üzere emperyalistler devletlerdir. Peru’nun ezilen halkları başta olmak üzere, dünya proletaryası ve emekçi halkları bunun hesabını soracaktır. Peru Komünist Partisi’nin önderi, Halk Savaşı’nın yılmaz savaşçısı ve komutanı, proleter dünya devriminin Peru’da dalgalanan kızıl sancağı Gonzalo yoldaş, dünya proletaryasının ve ezilen halklarının ortak devrimci-komünist değeridir. Bu değere sahip çıkıyor, silahlı devrim/sosyalizm mücadelemizde ideallerini yaşatacağımıza söz veriyoruz. Gonzalo Yoldaş Ölümsüzdür! Yaşasın Marksizm-Leninizm-Maoizmin Işıklı Yolu! Yaşasın Proletarya Enternasyonalizmi!” denildi.

‘Halk savaşı kazanacak’

Ortak açıklamanın ardından yapılan konuşmada ise “Başkan Gonzalo yakalandığında bu bir büküntüdür, bir büküntüden başka bir şey değildir demişti. Onun şehit düşüşü de bizim için bir büküntüdür. Devrim mücadelesinde insanlar büyük emekler verir, büyük mücadeleler yürütür ve bütün bunların sonsuz olduğuna inanarak yapar. Yaşamları sonlansa bile yaptıkları sonsuzdur. Nesilden nesile, devrimden devrime geçecek ve yaşayacaktır. Keza devrimciler çok iyi bilir ki, devrimci mücadele Nemski’nin bulvarları gibi değildir. İnişlidir, çıkışlıdır. Yenilgiler, geriye çekilmeler, düşmelerle doludur. Ve biz biliyoruz ki, komünistler yenildiğinde yapacakları tek şey vardır; düştükleri yerden, yenildikleri yerden yeniden devrime başlamaktır. Bu bizim temel ilkemizdir, bu bizim devrim amacımız ve iddiamızdır. Bunu unutmayacağız. Başkan yoldaş Gonzalo’nun da şehit düşüşüyle birlikte bunu bir kez daha haykıracağız. Devrim mücadelesinde bilinir ki, devrimin beynidir asıl devrimi örgütleyen. Sovyet Devriminin beyni Lenin yoldaş olmasaydı devrimin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği tartışılır bir konudur. Keza Bulgaristan Devriminde Georgi Dimitrov, Vietnam Devriminde Ho Chi Min, Çin Devriminde Başkan Mao Yoldaş olmasaydılar devrimin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği tartışmalı bir konudur. Biz biliyoruz ki düşman her zaman büyük balıkların peşindedir. Esas hedef olarak devrimin önderlerini alır. Başkan Gonzalo da emperyalistler için büyük bir balıktı. Bu yüzden çok büyük bir çaba harcayarak onu nefessiz bırakmaya çalıştılar. Bu yüzden, biz devrimin önderlerini saygıyla, sevgiyle selamlarken yaptıklarını, yapmakta olduklarını bizim de yapacaklarımız olarak kabul ediyoruz. Ve biz çok iyi biliyoruz ki, devrimler kendi önderlerini sağlama alıp sonuna kadar bu şekilde mevzilenmediğinde her devrim bir tehdit altındadır, her devrim bir tehlike altındadır. Ve biz yine çok iyi biliyoruz ki gerçekten yeni dünya denilen ideolojik saldırganlığın herkesi kuşattığı, teslim aldığı, iradesini kırdığı bir yerde Başkan Mao’nun korkusuz öğrencisi olan Gonzalo yoldaş çıkıp devrim bir gerçektir ve gerçekleşecektir demiştir.” denildi. Komünist önder Gonzalo’nun düşman tarafından hangi koşullar altında esir tutulduğuna dikkat çekilen konuşmada yaptığı kafes konuşmasının sadece Peru halkı değil tüm dünya halkları üzerinde büyük bir etki yaptığı belirtildi. “Bir devrim önderinin, bir komutanın nasıl durması, nasıl yaşaması gerektiğini onun yaşamından; son ana kadar, insanın son nefesine kadar devrime ve sosyalizme sadık kalması gerektiğini öğrenmeliyiz… Biz biliyoruz ki onun Aydınlık Yol’u öğretilerini takip edecek, And Dağlarından yeniden gelecek ve emperyalizmi, Peru gericiliğini alt edecektir…” denilen konuşma “Biz devrimin bu yenilmez iradesi önünde saygıyla eğiliyoruz. Ve bir kez daha diyoruz, şan ve şeref olsun Gonzalo yoldaşa! Şan ve şeref olsun devrimcilere! Şan ve şeref olsun komünistlere! Emperyalizm yenilecek, devrim kazanacaktır! Halk savaşı kazanacaktır” ifadelerine yer verildi.

‘Gonzalo’nun devrimci duruşu Peru halkına yol göstermeye devam ediyor’

DKP/BÖG ise “Yoldaş Gonzalo bütün yaşamını devrimci mücadeleye adayan bir hayat yaşadı” şeklinde başlayan mesajında “Onun savunması ve kararlı bir şekilde okuduğu Enternasyonal Marşı dünya proletaryası ve ezilen halkların hafızasında yer etmiştir ve unutulmayacaktır. Aydınlık Yol Hareketi, Maoist dünya görüşünü savunan ve Peru özgünlüğünde yerli halkların kültürel mirasıyla bütünleşme arayışı içinde olan bir örgütlenmedir. Aydınlık Yol Hareketi’nin silahlı mücadeledeki ısrarı ve kararlılığı binlerce Peru işçi ve emekçisinin bu mücadeleye katılmasıyla sonuçlanmıştır. On binlerce Peru Komünist Partisi üyesi gerilla bu mücadelede ölümsüzleşmiştir. Peru devleti uluslararası emperyalizmin desteğini alarak Aydınlık Yol örgütüne karşı korkunç bir kara terör yürüttü. Başkan Gonzalo böylesi bir terörün sonucu olarak tutsak alındı. Sonrasında 29 yıl boyunca ağır tecrit koşulları altında kalmıştır. Başkan Gonzalo’nun devrimci duruşu bugün Peru halkına yol göstermeye devam ediyor. Başkan Gonzalo Ölümsüzdür! Devrimciler Ölür, Devrimler Sürer! Yaşasın Devrim ve Sosyalizm!” dedi.

Konuşmaların ardından anma programı sona erdi.

Önceki İçerikKabına Sığmayan Komünist Bir Önder: Baba Erdoğan
Sonraki İçerikMKP Dava Tutsakları: Kentte, Kırda, Zindanda Mücadeleyi Büyüten Başkan Gonzalo Ölümsüzdür!